Gırtlak neden yedi boğumdur?

Hem özel hayatlarımızda hem iş hayatlarımızda beklentilerimizin dışında bir çok şey oluyor. Bazen hedefler tutmuyor, bazen bütçeler denkleşmiyor, bazen beklentilerimiz yerine bir türlü gelmiyor. Bunun üzerine bir de bazı zamanlar haksızlığa uğradığımızı düşünmeye başlıyoruz. Oysa her şey daha iyi olsun diye var gücümüzle asılıyor olmamıza rağmen kimi zaman insani ilişkilerden, kimi zaman gerçekten haksızlıklardan dolayı tercihleri başka yöne doğru kullanılması bizleri rahatsız ediyor.

Hele bir de bu konuda elimiz kolumuz bağlı kalıyorsa…

Bu gibi durumlarda verilecek tepkiler hayati tepkiler. Zira;

  • Kimimiz çıkıp avazı çıktığı kadar bağırmak istiyor,
  • Kimimiz zihninde karşısındaki insanı duvara dayayıp boğazlıyor,
  • Kimimiz gerçekten sesini yükseltiyor,
  • Kimimiz fiilen kavga ediyor,

Sonra ayıldığımızda yapılan, söylenen her laf için ya da her eylem için çok geç oluyor. Genellikle sonu bir özür dileme seansı ile bitiyor olmasına rağmen bu arada bir yere de not ediliyor.

Eskiler alınacak önemli kararlar öncesinde “ÜZERİNE UYUMAK” diye bir tabir kullanırlardı. Gerçekten de psikolojik olarak uyku aslında beyinlerimizin gündüz olanları gece kalıcı hafızadaki doğru raflara yerleştirmek için kullandığı bir zaman. Bu işlem kesilmesin diye bize film bile gösteriyor. Buna da rüya deniyor aslında. Yeterki sen uyu bırak ben işimi yapayım dercesine dinlenmeden bu işlem her uyku gecesinde yineleniyor.

Sabah kalkıldığında gerçekten iyi bir uyku çekmişsek zihnimizin çok parlak olduğunu görürüz. Bir gece önce ellerimizin arasına aldığımız ve bize ağır gelen başımız bir çok sorunu pat diye çözüverir.

  • Karar süreçlerimiz kolaylaşır,
  • Resmi çok daha net görmeye başlarız,
  • Çok daha sorulmamış yeni sorular türetiriz.
  • Bir gece önceye göre çok daha keskinizdir.

Ani tepki vermek yerine ne kadar kızarsak kızalım bu süreci mutlaka geçirmek gerek. Gırtlak söylenenler iyice düşünülsün, ağızdan çıkacak laf sürtünerek geçsin, bu arada kulağımızın duymasına izin versin diye yedi boğumdur.

Tepki vereceğiniz zaman anın hızıyla ve sıcaklığıyla hareket etmeyin. Bırakın söyleyeceğiniz biraz gırtlak boğumlarınızda zaman kaybetsin. Geç olsun ama sonu güç olmasın.